Sohbet Girişi

Nickinizi yazınız

Google’De Ara
Eğitimle ilgili haberler
Günlük burçlar
Günlük Burç
Borsa, Döviz (Dolar ve Euro) ve Altın fiyatlarını
Gezeteler
Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Archive for the ‘Aska Dair’ Category

severek ayrilmak

Salı, Ağustos 31st, 2010

aşk

Salı, Ağustos 31st, 2010

aşk bi güldür

Salı, Ağustos 31st, 2010

aşka dair

Salı, Ağustos 31st, 2010

İnan korkuyorum sana bağlanmaktan
Bir adım bile yaklaşmaktan
Aşkına kul köle şad olmaktan yandı her yanım

Korkuyorum sana bağlanmaktan
Bir adım bile yaklaşmaktan
Aşkın en deli haliyle ben tutmuşum elinden
İnan korkuyorum sana bağlanmaktan
Bir adım bile yaklaşmaktan
Aşkına kul köle şad olmaktan yandı her yanım

Aşk adına geldim kapına
Bırak nazını mazını gel yanıma
Aşka inat ben bir başıma
Mecburum kapıldım yoluna

Ben senin gözlerindeki gizemli bakışlarına tutuldum
Sen benim düşlerimdeki son hayalim son umudumsun
Ben aşkın en derindeki en koyu rengini seviyorum
Sen eski günlerindeki aşkı sevdayı arıyorsun

Korkuyorum sana bağlanmaktan
Bir adım bile yaklaşmaktan
Aşkın en deli haliyle ben tutmuşum elinden
İnan korkuyorum sana bağlanmaktan
Bir adım bile yaklaşmaktan
Aşkına kul köle şad olmaktan yandı her yanım

Aşk adına geldim kapına
Bırak nazını mazını gel yanıma
Aşka inat ben bir başıma
Mecburum kapıldım yoluna

Ben senin gözlerinde ki gizemli bakışlarına tutuldum
Sen benim düşlerimde ki son hayalim son umudumsun
Ben aşkın en derinde ki en koyu rengini seviyorum
Sen eski günlerinde ki aşkı sevdayı arıyorsun

SEVGİ NEDİR

Pazartesi, Ağustos 30th, 2010
Sevgi Nedir  Kişi sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız.  

“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…

Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!

Beğenen sahip olmak ister…

Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.

Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!. Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar, yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..

Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..

Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…

Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak    kalmayı…

Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!

Seven, karşılıksız sever!…

Beğenen karşılığını ister!.

Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. atamaz kendini ateşe!.

Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.

Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her şarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler…

Beğenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!..

Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!… O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..

“Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “mukarreb”leri!…

Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır herşeyi…

Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.

Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!..

Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..

Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liğini yaşattıklarıdır gerçek “aşık”lar!..

Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar, “aşık” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!..
                  

YAĞMUR ADAMI(((

Pazartesi, Ağustos 30th, 2010

camlara çarpıyor yağmur
Ve bin yıl ötede
Acıdan katılaşmış
-Ağır kayaların arasında sessizce uyuyan
Ve uyandırılmayı hiç ummayan-
Bir dağ adamı
Sonsuzluğu özlüyor
Farkına varmadan

Bütün perdeler ağır
Bütün camlar karanlık
Bu evleri arıtamaz yağmur
Dışarıya
Hiç ışık sızdırmıyor

Öylesine korkmuş
Öylesine güvensiz ki aşklarımız
Bütün geceler
Yağsa da yağmur
Arınamıyor

Gece yatağımıza uzandığımızda
Başımızı dayadığımızda karanlığa
Sestir, müziktir, çağrıdır yağmur
Yağmurda yıkanan rüzgar
Tozlanmış yüreklerimize
Ulaşamıyor

Çarşamba, Temmuz 21st, 2010

Ask

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

Ayrilik Siirleri

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

hasret kaldım

seni seviyorum derken
ogözlerindeki ifadeye
hasret kaldım
dudaklarından dökülen
o güzel sözlerine
hasret kaldım
bana bakarken
ışıldayan gözlerine
hasret kaldım
o güzel gülümsemene
hasret kaldım
SENİ GÖRMEDİM
GÖREMEDİM
VE SANA
[...]

israil insan olamaz

İsrail insan olamaz
Otuz bir mayıs yüreklerin iki defa yandığı o gün
Bir tarafta Filistin Gazze öbür yandan İskenderun
Analar ağladı yine feryadını dile getirdiler bu gün
Bunları yapan lanetli yahudiler İsrail insan olamaz
Bir de pişkin pişkin destekliyormuş operasyonu
Belli değil mi? Ey millet bu İsrail’le ABD oyunu
Kanımızda ecdat kanı var bir gün kuruturuz [...]

KAHPE ALEM AYRILIK GÖRSÜN
Görünürlerde bir bayram sabahı arardım,
Kalbi kırık arzularım dolanırdı ayağıma,
Dur demesini bilmeyen kelimeler konuşurdu hep,
Tıpkı sev demesini bilmeyeb gönüller gibi…
Yüreğimde tekerrür ederdi cam kırığı bakışların,
Papucumdaki yarıktan utanmazdım, yüreğimdeki yırtıktan utandığım kadar,
Birtek bu acıtırdı kaldırım taşı kalbimi, birde zamansız gidişlerin..
Meltem eserdi dudaklarından yüreğime,

AğLADINMI BiLEMEM

AĞLADINMI BİLEMEM
Kırdığın gönlümdü taş değildi,
Ağlattığın kalbimdi..
Akıttığım kan idi yaş değildi.
Ağladınmı bilemem,
Ağlattığını biliyorum.
Sevdinmi bilemem,
Sevildiğini biliyorum.
Deymezmiş sana meğer,
Aşkına deymezmiş ..
Ölümüne seni sevmeye,
Ölmeye deymezmiş.

Ellerimi semaya kaldırıp dua edersem Allah’a
Bil ki duam sensin seni isterim
Ölmezde çıkar isem sensiz sabaha
Gelmediğin her an yaş döker gözlerim
Ölümden de mi korkmazsın be hey zalim
Yoktur kalmadı ölüm ecel sanki halim
Ecelim olmadan gel tükenmeden dermanım
Gelmediğin her an yaş döker gözlerim

Siir Siirler

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

geceleri yakıp

geceleri yakıp döneceğim ben sana,
seni gecelerde aradım yoksun,
en iyisi artık, geceler sussun,
ben, söz isteyip konuşayım artık,
ben mi geceleri yaktım,geceler mi beni bilinmez,
baş, koydum bu yola artık geri dönülmez,
gecelerden, artık haber gelmez,
senden ricam, geceleri yakıp bana gel olur mu?
DİLARA SOMUNSU

Sarhoşunum…
Ne beni aydıracak bir düş görebiliyorum
Nede uykumdan uyanabiliyorum…
Ve zaman şarapla aynı etkiyi gösteriyor;
Dilimdeki türküye,
Yüreğimdeki hasrete,
Bendeki sana…
Seni düşünmek;
Dakikaların mısralara
Kederin mutluluğa
Kaderin umuda dönüşmesidir…

dönüp baksana geçmişimize
nerde o günler nerde sevgimiz
şimdi bana kalan sadece sana akan bir kalp
dünya yıkılsa bile sen benim için
ama değmez işde
beni zincirledikten sonra kalbine
verdin anahtarları ellerime
şimdi kaçabilecek miyim kurtulabileck miyim kopabilecek miyim?
hadi söyle
gecenin sesizliğinde
haykırıyorum yine sensizliğe
ruhum çığlıklar içindeyken bile
ben yine seni düşünüyorum seni diliyorum(devamı war arkadaslar)
[...]

ben o eşsiz ela gözlerini sevdim
gözlerin gözlerime değdiğinde
içimde yanan alevi…
bir ateş bir güneş gibi
yakmanı sevdim…
seni diledim hep gecelerce
sen yoksan o güneşin ne anlamı var dedim
bekledim…
kapkaranlık gözlerinde kaybolmayı bekledim
bazen kızgın bir aşık
bazen herşeyini bana adamış bir sevgili
benimdin…
bir ellerin
bir gün kara toprağım olsan da
yinede hep benimdin…

Güneş senle sakin, sen gidince yakar,
Kalbimdeki boşluk senin özleminle dolar,
Allahtan tek bir isteğim var,
Sen hep benimle kal…
Dünya sen olunca canlı,
Seninle birlikte olmak, çok heyecanlı,
Sensin hayatımın tek anlamı,
Sen hep benimle kal…