Sohbet Girişi

Nickinizi yazınız

Google’De Ara
Eğitimle ilgili haberler
Günlük burçlar
Günlük Burç
Borsa, Döviz (Dolar ve Euro) ve Altın fiyatlarını
Gezeteler
Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Archive for the ‘Siirler’ Category

Çarşamba, Temmuz 21st, 2010

Ben seversem dikeni gül
Nefreti kül ederim!
Ben seversem geceyi gün
Derimi yün ederim!
Ben seversem ölümüne severim!
Ben sevdiğimi iki öpücük için sevmem!
Ben sevdiğimi ALLAHIN EMANETİ bilip
bir ömür buyu aynı yastığa baş koyma umuduyla severim!
İşte ben böle olduğum için her zaman kayberim!

Bana İstanbul’u anlat…

Pazartesi, Temmuz 12th, 2010

Dur bırak,
kaynasın kahvenin suyu.
Bana İstanbu’lu anlat nasıldı,
bana boğazı anlat nasıldı.

Haziran titreyişlerle, kaçak yağmurlarla,
yıkanmış kurumuş o yedi tepe
ana şefkati gibi sıcak güneşte
insanlar gülüyordu de
trende vapurda otobüste
yalanda olsa hoşuma gidiyor
söyle
hep kahır,hep kahır, hep kahır
bıktım be

dur bırak kalsın açma titreyişim,
bana İstanbu’lu anlat nasıldı,
Şehirlerin şehrini anlat nasıldı.
Beyoğlu sırtlarından bir yasak
gözlerimle bakıp,
köprüler, saray burnu, minareler ve halice
diyiverdim bir merhaba gizlice.

insanlar gülüyordu de,
trende vapurda otobüste,
yalanda olsa hoşuma gidiyor,
söyle
hep kahır,hep kahır, hep kahır
bıktım be

dur kıpırdama kal biraz öylece
ne olur
kokun İstanbul gibi
gözlerin İstanbul gecesi gibi
Şimdi gel sarıl bana kınalım
gök kubbenin altında
orda da beraber
çok şükür diyerek
yeniden başlamanın hayali
hasretemin köyünde sanki bir
pınar gibi

insanlar gülüyordu de
trende vapurda otobüste
yalanda olsa hoşuma gidiyor
söyle
hep kahır hep kahır hep kahır
bıktım be

Merhaba….

Pazartesi, Temmuz 12th, 2010

Merhaba gün niyetim
Acısıyla tatlısıyla doğan güne merhaba
Merhaba gökyüzünün mavi derinliği
Merhaba içimde coşan sevda
Merhaba nadas aşkım
Merhaba buğday başaklım
Merhaba hasadım
Bulutları ağlatmasın hicran
Yıldızları gölgelemesin damlalar
Merhaba bendeki sen
Bir nağme duyarım uzaklardan
Yankılanır sesin yankılanır aşk
Ney sesi sensizliğin
Tanımadığım acılar dalar yüreğimi
Kıvrım kıvrım olur bükülür bakışım
Hicranı bal diye banar yüreğim
Yılan zehri olur zehirler sensizliğin
Zerkettim acımı dogaya
Merhaba kavuşmaya gebe zamana
Merhaba aşkı yenıden yenıden yaşatan yaradana
Merhaba gül dalındaki ışkın
Merhaba umutlara kanat açan gönül kuşlara
Kalp pasının panzehiri
Bakışlarda yeşil orman serinliği
Göz nuru merhaba
Meltem rüzgarı gibi ılık esintin
Dudaktan kalbe dökülen incim
Öpersin gül yüzleri
Merhaba aşk
Merhaba dostluk
Kalbin tek kiliti
Sevginin başlama dili
Merhaba
Gün ışığına çıkmak için tanı bekleyen yürekler
Merhaba yüreğiyle gülenlere
Merhaba bana
Merhaba sana
Merhaba yolu sevgiden geçenlere
Merhaba gönül çıkmazındaki kalpler
Rüzgar olsun merhaba
Aşkın bal özünü taşısın yüreklere
Merhaba derim merhabaya

YARIM KALDİM

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010
yarım kaldım…
Bakışlarımı nereye çevirsem sen düşersin aklıma
Kapılmışım gitmişim o fırtınalı rüzgarına
Kıramadın gönlünün zincirlerini bu sefa
Ayrılık varmış kaderimizde, bu son veda…

Anılar bir bir canlanır gözümde
Saklanmışım çıkamıyorum senin gizeminde
Büyü bozuldu artık fark etmesen de
Bırakıp giden sen oldun yine

Sitemlerimin öfkelerimin hepsi sana
Bir kez olsun anlasana
Dur şöyle bir düşün dön bir bak arkana
Ne kaldı ki yarım kalan her şeyden başka

Çırpınırım çıkamam çaresizliğimin girdabında
Sensiz bıraktın beni bu aşkın yolunda
Ne de çok düşlerdim seni oysa
Ama bu olacakmış alacağım karşılık bana…

Kırgınlıklarım kalp ağrılarım var bu sıralar
Senin böyle çekip gitmen inan beni yaralar
Al beni yine sımsıkı sar
Ben seninle bir bütünüm yar

Çağır beni kalbinde kucakla
Bir daha yalnız bırakma
Dayanama böylesi bir acıya
Gel desen gelirim yine tüm saflığımla

Öyle bağlanmışım ki sana
Kopamıyorum senden ne kadar çabalasam da
Boşa çıkıyor uğraşlarım her defasında
Gün geçtikçe artıyor sevdan bu canda

Senli günlerimin özlemiyle yanarım
Her sabah doğan güneşe seni anlatırım
Her yeni güne seninle başlarım
Şimdi sensiz, çaresiz yarım kaldım

Ayrilik Siirleri

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

hasret kaldım

seni seviyorum derken
ogözlerindeki ifadeye
hasret kaldım
dudaklarından dökülen
o güzel sözlerine
hasret kaldım
bana bakarken
ışıldayan gözlerine
hasret kaldım
o güzel gülümsemene
hasret kaldım
SENİ GÖRMEDİM
GÖREMEDİM
VE SANA
[...]

israil insan olamaz

İsrail insan olamaz
Otuz bir mayıs yüreklerin iki defa yandığı o gün
Bir tarafta Filistin Gazze öbür yandan İskenderun
Analar ağladı yine feryadını dile getirdiler bu gün
Bunları yapan lanetli yahudiler İsrail insan olamaz
Bir de pişkin pişkin destekliyormuş operasyonu
Belli değil mi? Ey millet bu İsrail’le ABD oyunu
Kanımızda ecdat kanı var bir gün kuruturuz [...]

KAHPE ALEM AYRILIK GÖRSÜN
Görünürlerde bir bayram sabahı arardım,
Kalbi kırık arzularım dolanırdı ayağıma,
Dur demesini bilmeyen kelimeler konuşurdu hep,
Tıpkı sev demesini bilmeyeb gönüller gibi…
Yüreğimde tekerrür ederdi cam kırığı bakışların,
Papucumdaki yarıktan utanmazdım, yüreğimdeki yırtıktan utandığım kadar,
Birtek bu acıtırdı kaldırım taşı kalbimi, birde zamansız gidişlerin..
Meltem eserdi dudaklarından yüreğime,

AğLADINMI BiLEMEM

AĞLADINMI BİLEMEM
Kırdığın gönlümdü taş değildi,
Ağlattığın kalbimdi..
Akıttığım kan idi yaş değildi.
Ağladınmı bilemem,
Ağlattığını biliyorum.
Sevdinmi bilemem,
Sevildiğini biliyorum.
Deymezmiş sana meğer,
Aşkına deymezmiş ..
Ölümüne seni sevmeye,
Ölmeye deymezmiş.

Ellerimi semaya kaldırıp dua edersem Allah’a
Bil ki duam sensin seni isterim
Ölmezde çıkar isem sensiz sabaha
Gelmediğin her an yaş döker gözlerim
Ölümden de mi korkmazsın be hey zalim
Yoktur kalmadı ölüm ecel sanki halim
Ecelim olmadan gel tükenmeden dermanım
Gelmediğin her an yaş döker gözlerim

Siir Siirler

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

geceleri yakıp

geceleri yakıp döneceğim ben sana,
seni gecelerde aradım yoksun,
en iyisi artık, geceler sussun,
ben, söz isteyip konuşayım artık,
ben mi geceleri yaktım,geceler mi beni bilinmez,
baş, koydum bu yola artık geri dönülmez,
gecelerden, artık haber gelmez,
senden ricam, geceleri yakıp bana gel olur mu?
DİLARA SOMUNSU

Sarhoşunum…
Ne beni aydıracak bir düş görebiliyorum
Nede uykumdan uyanabiliyorum…
Ve zaman şarapla aynı etkiyi gösteriyor;
Dilimdeki türküye,
Yüreğimdeki hasrete,
Bendeki sana…
Seni düşünmek;
Dakikaların mısralara
Kederin mutluluğa
Kaderin umuda dönüşmesidir…

dönüp baksana geçmişimize
nerde o günler nerde sevgimiz
şimdi bana kalan sadece sana akan bir kalp
dünya yıkılsa bile sen benim için
ama değmez işde
beni zincirledikten sonra kalbine
verdin anahtarları ellerime
şimdi kaçabilecek miyim kurtulabileck miyim kopabilecek miyim?
hadi söyle
gecenin sesizliğinde
haykırıyorum yine sensizliğe
ruhum çığlıklar içindeyken bile
ben yine seni düşünüyorum seni diliyorum(devamı war arkadaslar)
[...]

ben o eşsiz ela gözlerini sevdim
gözlerin gözlerime değdiğinde
içimde yanan alevi…
bir ateş bir güneş gibi
yakmanı sevdim…
seni diledim hep gecelerce
sen yoksan o güneşin ne anlamı var dedim
bekledim…
kapkaranlık gözlerinde kaybolmayı bekledim
bazen kızgın bir aşık
bazen herşeyini bana adamış bir sevgili
benimdin…
bir ellerin
bir gün kara toprağım olsan da
yinede hep benimdin…

Güneş senle sakin, sen gidince yakar,
Kalbimdeki boşluk senin özleminle dolar,
Allahtan tek bir isteğim var,
Sen hep benimle kal…
Dünya sen olunca canlı,
Seninle birlikte olmak, çok heyecanlı,
Sensin hayatımın tek anlamı,
Sen hep benimle kal…

SEN VİCDANSIZ İSTANBUL

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

SEN VİCDANSIZ İSTANBUL
=======================
Bu sözlerin zulümdür, yüreğimi dağladın,
Aşkın yolculuğunda, yalnızlığı sağladın…
Uzanırken tutup da, ellerimi bağladın,
Acıların ocağı, ol mektuba haydi pul,
Yüreğimde gezinen, sen Vicdansız İstanbul!
Aşkın topraklarında, kırk kilitli o yerin,
Gün geçtikçe kararan, gözümdeki şu ferin.
Tetiğe basmış hasret, yarası da çok derin,
Damarımda sen varsın, bana bir torba kan bul,
Yüreğimde gezinen, sen Vicdansız İstanbul!

Yagmur Ve SeN

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

Dışarıya yağmur
Yüreğime hasret
Fikrime sen
Nasıl yağıyorsunuz
Üçünüz birden bir bilsen….

Yağmurdan kaçanlar ve yağmura koşanlar
Tam ortasında bu çelişkinin ben!
Gözyaşlarım yağmura karışıp düşer bir fidanın toprağına
Sonra boy verir sevdamın darağacına

Dışarıda çıldırasıya; yağan yağmur
Islatamıyor caddeyi;
Hasretinin yüreğimi,
Fikrinin aklımı
Islattığı kadar,

Bir yıldız tutarım gecenin karanlığında
Ne sen bunu bilirsin nede yıldızlar
Yıldızlar kadar uzak olsan da bana
Gökyüzü kadar büyüktür sevdam

Bu sevdanın mağdur kalacağını bilsemde
Ki Mağdur kalan sadece sevdam değil yüreğimde!
Yine de yüreğimde eksilmez umudun
Hasretin yorganım olup kaplasa da tüm bedenimi..

Hükümsüz bir sevdanın sanığıyım ben
Ama bilemezdim ki gözlerinde müebbet yiyeceğimi
Hükümsüz sevdam, bırakma beni hasretinin kıyısında
Ya al götür beni derinliklerine, ya da vurma dalgalarını üzerime

Artık anla ve dinle yüreğimi;
Gitme benden uzağa
Uzadıkça hasretin
Buz tutar yüreğim

Siir Siirler

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

istanbulda son sabahım

Bugün istanbulda son sabahım
saat 05:00 gibiydi .
busabah uyandım ayrılık hissiyle.
yinede istanbul\\\’du ayrılmak istemiyordum.
istanbulda son sabahım
saat 07:00 gibiydi
kendime geldim ussuzca
son kez EMİNÖNÜNÜ dolaştım, tek başıma

İsrail insan olamaz
Otuz bir mayıs yüreklerin iki defa yandığı o gün
Bir tarafta Filistin Gazze öbür yandan İskenderun
Analar ağladı yine feryadını dile getirdiler bu gün
Bunları yapan lanetli yahudiler İsrail insan olamaz
Bir de pişkin pişkin destekliyormuş operasyonu
Belli değil mi? Ey millet bu İsrail’le ABD oyunu
Kanımızda ecdat kanı var bir gün kuruturuz [...]

Sehrim bu sehirde son gecem
icimde biraz hüzün var, biraz sevinc var.
Sen diyorum sehrin kadar acılı,umursuz boyun eğişle,
Zorlandıgım son derece yalan ve acılı
Geride bıraktıgım yalan, hayal kırıklıgı, acı bide
cocuklugum ve son defa cocuklumu gecirdigim
[...]

Uzunca yürüdüm yollarında
Deresinden köprüsünden geçtim
Dağlarından akan pınarlarında
Buz gibi akan sularını içtim
Türkiye Zümrütten yeşil
Göllerinden,ırmaklarından geçtim
Dağlar,ovalar,ormanlar yemyeşil
Türkiye`mi yıldızlara bakarak seçtim

kahpe alem ayrılık görsün

KAHPE ALEM AYRILIK GÖRSÜN
Görünürlerde bir bayram sabahı arardım,
Kalbi kırık arzularım dolanırdı ayağıma,
Dur demesini bilmeyen kelimeler konuşurdu hep,
Tıpkı sev demesini bilmeyeb gönüller gibi…
Yüreğimde tekerrür ederdi cam kırığı bakışların,
Papucumdaki yarıktan utanmazdım, yüreğimdeki yırtıktan utandığım kadar,
Birtek bu acıtırdı kaldırım taşı kalbimi, birde zamansız gidişlerin..
Meltem eserdi dudaklarından yüreğime,

Siir

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

geceleri yakıp

geceleri yakıp döneceğim ben sana,
seni gecelerde aradım yoksun,
en iyisi artık, geceler sussun,
ben, söz isteyip konuşayım artık,
ben mi geceleri yaktım,geceler mi beni bilinmez,
baş, koydum bu yola artık geri dönülmez,
gecelerden, artık haber gelmez,
senden ricam, geceleri yakıp bana gel olur mu?
DİLARA SOMUNSU

Sarhoşunum…
Ne beni aydıracak bir düş görebiliyorum
Nede uykumdan uyanabiliyorum…
Ve zaman şarapla aynı etkiyi gösteriyor;
Dilimdeki türküye,
Yüreğimdeki hasrete,
Bendeki sana…
Seni düşünmek;
Dakikaların mısralara
Kederin mutluluğa
Kaderin umuda dönüşmesidir…

ŞİMDİ MUTLU MUSUN?

dönüp baksana geçmişimize
nerde o günler nerde sevgimiz
şimdi bana kalan sadece sana akan bir kalp
dünya yıkılsa bile sen benim için
ama değmez işde
beni zincirledikten sonra kalbine
verdin anahtarları ellerime
şimdi kaçabilecek miyim kurtulabileck miyim kopabilecek miyim?
hadi söyle
gecenin sesizliğinde
haykırıyorum yine sensizliğe
ruhum çığlıklar içindeyken bile
ben yine seni düşünüyorum seni diliyorum(devamı war arkadaslar)
[...]

ben o eşsiz ela gözlerini sevdim
gözlerin gözlerime değdiğinde
içimde yanan alevi…
bir ateş bir güneş gibi
yakmanı sevdim…
seni diledim hep gecelerce
sen yoksan o güneşin ne anlamı var dedim
bekledim…
kapkaranlık gözlerinde kaybolmayı bekledim
bazen kızgın bir aşık
bazen herşeyini bana adamış bir sevgili
benimdin…
bir ellerin
bir gün kara toprağım olsan da
yinede hep benimdin…